Bahçeli’den Avrupa’ya Sert Tepki: “Türkiye Senaryolarda Figüran Olmayacaktır”
ANKARA / TEKHA
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi dışlayan sözlerine sert tepki gösteren Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel ve küresel gücüne vurgu yaptı.
“Avrupa Türkiye’siz Yapamaz”
Avrupa Komisyonu Başkanı’nın “Avrupa kıtasının Türk etkisine bırakılmaması” yönündeki ifadelerini “küstahça” olarak nitelendiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Bu söz, zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Avrupa, Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz, ulaştırmada yapamaz, bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki; Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır.”
3 Mayıs Milliyetçiler Günü ve “Tabutluk” Vurgusu
Pazar günü kutlanacak olan 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne değinen Bahçeli, 1944 olaylarını hatırlatarak Türk milliyetçilerinin verdiği mücadeleyi anlattı. Bahçeli, “Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız ve nice Türk milliyetçisinin vatan sevdası yargılanmıştır. Vicdanı hür Türk gençleri ‘tabutluk’ adı verilen hücrelere kapatılmıştır. O tabutluklarda tahakküm vardı ama teslimiyet yoktu” dedi.
“Kerkük’te Türkmen İradesi Tarihi Bir Dönüm Noktasıdır”
Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesini “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendiren Bahçeli, Kerkük’teki Türkmen varlığının silinemeyeceğini vurguladı. Bahçeli, Kerkük’teki yeni düzenin bölgeye nefes aldıracağını belirterek şöyle konuştu:
“Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilerek göreve başlaması, tarihi acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük’te yeniden görünür hale gelişi bakımından tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen’i yok saymayan, Arap’ı dışlamayan, Kürt’ü ötekileştirmeyen, Süryani’yi silmeyen bir dengenin müjdesidir. Dün Ankara’da edilen dualar bugün Kerkük’te kabul oluyorsa, bunun sebebi Türk milliyetçiliği davasının büyüklüğüdür.”